Yükleniyor:

Yüksek ışıklar;
aramok , ek$i , Bobiler , DA , Analtik , WiKi , Twitter , FCB , miNİcLİP , Google amca

http://fc04.deviantart.com/fs11/i/2006/211/6/9/I_Hate_School_Stamp_by_m4d_b0y.gif
http://fc05.deviantart.com/fs13/f/2007/113/a/b/Read_Before_You_Comment_by_LeoLeonardo.gif
http://fc09.deviantart.com/fs27/f/2008/077/4/a/Epic_Fail_Stamp_by_Kezzi_Rose.png
http://fc02.deviantart.com/fs22/f/2008/008/2/d/2dec4d33ea38503c.gif
http://fc08.deviantart.com/fs37/f/2008/275/a/0/a0f900eae84dad31caeeed83434a50e5.gif
http://fc02.deviantart.com/fs12/i/2006/279/b/e/WikiStamp_by_Valros.png
http://fc03.deviantart.com/fs27/f/2008/076/d/1/Hot_Chocolate_Stamp_by_Kezzi_Rose.png

...Tüm bunların bir anlamı olmalı , her birinde farklı birşeyler içermeli dedi.Ve arkasını dönüp gitti.Zehir artık öyle bir hal almışki onun bedeninde olmazsa olmaz bir zehir ve kendisi panzehir olmuş.Kİmisi gelip kanına zehir katar , kimisi panzehir olur , ilaç olur üzerine.Gece yine o yola düştüğünde rüyasında gördüğü şeyler gelir aklına ve öylece serilir oraya , soğanın sessiz müziğine ....


31 Ekim 2009 18:46
Son blog girdileri
confus
aramok-25 Şubat 2010 22:14
Google'dan Facebook 'a rakip: Buzz
aramok-10 Şubat 2010 23:32
Engellenen Siteler
aramok-10 Şubat 2010 23:06
:) uzun zaman sonra
aramok-08 Şubat 2010 18:55
Son Yorumlar
aramok
26 Ağustos 2009 16:09
:D Küçüklük halim
Mehmet Ali
26 Ağustos 2009 16:07
la olum bu ne hal la komedı ya
aramok
13 Ağustos 2009 21:51
ya Fotoğraf çekmeyi bilmiyor yada dikkatini birşey çekmiş.
Ahmet Hüsrev
13 Ağustos 2009 21:45
Ne karışık masaüstün var sencer her buldunu oraya mı kaydediyorsun karıştıramadım da :D
Bide kereme bizi çek dedik masayı çekmiş nerdeyse gözükmeyecez
ilknur
13 Ağustos 2009 21:42
süperr süperr ..... tebrk ediorum seni qercektennn ben bile beklemiodum bu kadarınııı :)
Dış Bağlantılar
Acımasız Gerçekler 01 Ocak 1970 02:00
Worlf of Warcraft 01 Ocak 1970 02:00
Bağımlılık yapan bir mmorpg oyunu
Miniclip 01 Ocak 1970 02:00
Flash oyun oynamak isteyenler için en mükemmel yer
PHP 01 Ocak 1970 02:00
php programlama dili resmi web sitesi
Bobiler 01 Ocak 1970 02:00
açıklamaya gerek yok. '_'
AramoK-Kategori: Benden birşeyler
confus
Yazar:aramok Zaman:25 Şubat 2010 22:14

ehm , çok ta güzel oldu dimi :D evet bu görünüş daha güzel , sanırım tamamen ubuntu hayranı biri olduğumunda kanıtı olabilir , logo ve ıvır zıvır yok tamamen içerik tabi önemli olan :D vs..v.s..vs.. bunlar şimdilik burada gerekli olan şeyler işte

yada ehm ... :/

 

son 40 gün

artık günleri sayıyoruz aylar öncesinden , daha sınava sekiz ay var dediimiz vtrler arada sırada aklıma girsede sonuçta perdesi sürekli değişen bir oyunun sonuna geliyoruz.Biletimizin yarısı yırtılmış ve diğer yarısıda cebimizde , ve belki çıktıktan sonra bu sinemadan ynei bir sinemaya daha .................ah
yetti beee

konuşmama küçük bir şarkıyla ara veriyorum
keşke doğrudan dinletme imkanım olsaydı
http://fizy.com/s/1dejj2

açtıktan sonra yüklenince açında dinleyelim beraber :D

ehm

ve müzik eşliğinde devam ediyorum
yukarıda gereğinden fazla saçmaladım

ama özetle bu son sıkıcı 40 günüm
her gün bir deneme çözmek
onları değerlendirmek vs..vs.. gibi işlerle geçicek ve sanırım buraya yazdığım bu yazılarıda yukarıda verdiğim müzik eğliğinde dinliyor olucam .
ehm herneyse , hiç yazıcak durumda değilim , sadece öyle bir girip çıkmak istedim

bu yazıyı okuycak olan ( istatistiklere göre 5 , bana göre 1 ) kişiye teşekkürler :D

Google'dan Facebook 'a rakip: Buzz
Yazar:aramok Zaman:10 Şubat 2010 23:32

Google, Buzz olarak adlandırdığı yeni bir sosyal paylaşım hizmetini Amerika'daki genel merkezinde tanıttı.

Google Buzz

Google Buzz, Facebook'a rakip bir sosyal ağ olarak tasarlandı

İnternet şirketi Google'ın e-posta servisi olan Gmail'in içine entegre edilen Buzz, kullanıcıların durum güncellemeleri yapmasını, içerik paylaşmasını ve arkadaşlarının gönderilerini okuyup yorumlamalarını sağlıyor.

Yeni hizmet Google'ı, Facebook ile rakip konumuna getiriyor.

2004 yılında açılan Facebook'un kullanıcı sayısı şu anda 400 milyona doğru ilerliyor.

Buzz, sayıları 170 milyona yaklaşan mevcut Gmail kullanıcılarından istifade etmeye çalışacak.

BBC teknoloji muhabiri, yeni hizmetin Google'ın sosyal paylaşım alanında "ciddi bir arazi kapatması" olarak görüldüğünü söylüyor.

Muhabirimiz Buzz'ın özellikle cep telefonu kullanıcıları için çok sayıda yeni ve ilginç özellik sunduğunu, ancak Facebook ya da Twitter kullanıcılarını çekmek için bu tür özelliklerin yeterli olup olmayacağının belirsiz olduğunu söylüyor.

Rakip şirket Yahoo da halihazırda kullanıcıların, Yahoo Mail sayfasındaki arkadaşlarının, Twitter ve Flickr gibi sitelerdeki güncellemelerini izleyebilmelerini sağlıyor.

Buzz'ın özellikleri

[Buzz sayesinde] Mahallenizdeki insanların ne söylediğini görebileceksiniz.

Vic Gundotra, Google'ın mühendislikten sorumlu genel müdür yardımcısı

Buzz'ın yeni özellikleri doğrudan Google'ın ücretsiz e-posta servisi Gmail'in içine yerleştirildi.

Burada kullanıcılar (buzz ya da vızıltı adı verilen) gizli ya da açık durum güncellemeleri yapabilecek, içeriklerini Twitter, Youtube, Flickr ve Picasa gibi sitelerde paylaşabilecek.

Buzz simgesi ile işaretlenen mesajlar, Gmail'in içindeki gelen kutusu ile birleştirilecek.

Özel durum güncellemeleri, otomatik olarak kullanıcıların profil sayfalarına yansıyacak.

Açık durum güncellemelerine ise arama motorları yoluyla erişilebilecek.

Buzz, kişilerin "takip edilebilmesi" gibi özellikleri yönünden Twitter ve paylaşılan içeriği "beğenme" gibi özellikleri açısından Facebook'tan bazı unsurları içerecek.

Cep telefonundan konum bildirme

Yeni hizmet, kullanıcılarının paylaştığı ve sizin de hoşunuza gidebileceğini düşündüğü içeriği size tavsiye edecek.

Google, Buzz'ı harita servisi ve mobil platformlar ile de entegre hale getirdi.

Google logosunun gözbebeğine yansıması

Google, 2004'te de Orkut adlı bir sosyal ağ açmıştı

Örneğin, Android işletim sistemini kullanan cep telefonları için mobil bir uygulama da kullanıcılara sunuluyor.

Cep telefonlarından yapılan durum güncellemelerinde, kullanıcıların bulunduğu yer de kaydedilerek mesaja eklenecek.

Diğer kullanıcılar da yakınlarında bulunan kişilerin kamuya açık mesajlarında arama yapabilecek.

Açık güncellemeler, restoran ve tiyatro değerlendirmelerinin de yer aldığı Google Places adlı işletme dizinine de eklenecek.

Buzz, cep telefonlarındaki Google Harita uygulaması ile de entegre edildi.

Orkut deneyimi

Google, aslında sosyal paylaşım işine ilk kez girmiyor.

Şirket 2004 yılında da Orkut adlı bir siteyi tanıtmıştı.

Adını Google çalışanı yaratıcısı Orkut Büyükkökten'den alan "Orkut" her ne kadar Brezilya ve Hindistan gibi ülkelerde çok tutulsa da geri kalan her yerde Facebook'un gölgesinde kalmıştı.

Google yakın zaman önce de Google Wave adlı bir hizmeti tanıtmıştı.

Google Wave, e-posta ile anında mesajlaşmayı birleştiren ve bir belge üzerinde birden fazla kişinin gerçek zamanlı olarak çalışabilmelerini sağlayan bir hizmet.

Facebook şu anda dünyanın en popüler sosyal paylaşım sitesi.

Geçen hafta görünüm ve tasarımını değiştiren Facebook, bu değişiklikler yoluyla mesaj arama ve sohbet özelliklerini kolaylaştırmayı hedefliyor.

Mahkeme kararı ve engellenen siteler hakkında
Yazar:aramok Zaman:08 Şubat 2010 20:03

Sayın xxxxx,

sites.google.com/site/kemalizminkarinagrisi/home internet adresine ilişkin ihbarınızla ilgili olarak, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nca 5651 sayılı "İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun" da yer alan 8 suç, 7258 sayılı "Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun" un 5728 sayılı yasayla değişik 5. maddesinde yer alan "... sabit ihtimalli veya müşterek bahis oynatanlar, oynanmasına yer veya imkan sağlayanlar ..." hakkındaki düzenleme ve 5651 sayılı yasanın uygulama usul ve esaslarını belirleyen yönetmelikler muvacehesinde gerçekleşen teknik inceleme ve hukuki değerlendirme sonucunda; Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nca, re'sen erişimin engellenmesi kararı verilmesini gerektirecek yeterli derecede şüphe sebebi içerik tespit edilmiş olup, şikayet konusu internet adresiyle ilgili olarak Başkanlıkça verilecek erişimin engellenmesi kararı, gereği için internet erişim sağlayıcılara bildirilecektir.
İlginiz ve duyarlılığınız için teşekkür ederiz.

Daha fazla bilgi için ... adresini ziyaret edebilirsiniz.
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı

 

Bu mesaj google hizmetinden Atatürk karşıtı içerik barındıran birine gelmiş bir mesaj yada gönderilmiş.Her neyse.

BUrası önemli kısım değil.Önemli olan

Türkiyeden googleın hazırlamış olduğu

sites.google.com pages.google.com vs... gibi hizmetler ve kullanıcılara vermiş olduğu alanlar var ki
bu ..dumun insanları yüzünden biz bu hizmetten maruz kalıyoruz.Güvenlik tehditi oluşturduğu için proxy kullanamaıyorum.Bilgilerimin hepsi orada.Ben şimdi bu ..dumun gerizekalısı yüzünden diğer milyonlarca türk gibi bu hizmetten maruzmu kalmalıyım.

ki bütün bunların yanında

kişinin yapmış olduğu şerefsizliği türkiye engellemiş olsada göremeyen sadece türkler.Yane almanyadan rusyadan vs... ülkeden giren bir insan bu hakaretleri görücektir çünkü bu gibi içeriklerin kaldırılması için google ile iletişime geçilmesi gerekmektedir.Bütün türkiyeyi engellemekle olmazki

türkiye google a girmesede hiçbirşey olmaz.İnternetin geleceği boktan.Kusura bakmayın kötü kelime kullanmamak için kendimi zor tutuyorum ama bu engelleri veren mahkemelerdeki insanlara yazıklar olsun.Sonra gelirler türkiye nereye gidiyor derler.İŞte durum ortada.Basit ama büyüyen yada başka bir değişle sökülüp giden bir iş gibi.İkisii arasında ince bir çizgi var işte.Bunu yapan insanlara bunu anlatamıyoruz.

Tıpkı okuldan e-okul bilgi sistemine girmeye çalıştığımda e-okulunda milli eğitim bakanlığı tarafından engellendiğini gördüğüm gibi

yakında internette türklerin girebileceği siteler parmakla sayılır olucaktır.

Gelin vahim durumun acı tablosunu da siz çizin ve dönüp bu faturayıda devletin başındakilere hükümete kesmekte en doğrusu.İşinizi bilmiyorsanız hiçbirşey yapmayın.Biliyorsanız adam gibi işler yapın.Tıpki Bu ülkede çalışan binlerce insan gibi işinizi düzgün yapın.Kendi bildiğiniz aptal şeyleri değil.

Ve şimdi gelip benide engelleyin.Yapabiliyorsanız..........

:) uzun zaman sonra
Yazar:aramok Zaman:08 Şubat 2010 18:55

Ehm Uzun bir süre geçti geçmesine ama :) değişen birşey yok.60 gün kaldı işte öss sınavına öyle böyle gidiyoruz olduğumuz yerde. diycek birşeyim yok.Bu sitenin nasıl açıldığını anlamadım ama sanaırım bir hatadan dolayı telafi amaçlı açılmış gibi gözüküyor.Yanlışlık varsada düzeltsinler.
her neyse.vs..vs...

60 gün sonra tekrar görüşürüz tabi burada olursma ki ben buradayım burasıda burada :D şimdi bir yedek alma zamanı herkese elvedaaa

Renkler
Yazar:aramok Zaman:13 Kasım 2009 20:52

http://fc00.deviantart.net/fs50/f/2009/310/d/9/d989a83f45667ed8ee685eeaf8fae5bc.jpg
çok mu siyah oldu acaba , içini karartıyor insanın.Yada belkide böylece görünüyordur güzel yanları. hayatın.Herşey böyle bu kadar sıkıcıyken dahada kıymetini biliyoruz sabah 2 saat fazla uykunun , kitap okuyabilmenin , rahatça uyumanın ve doyasıya gezebilmenin.Siyahın üzerinde lekeler hep böyle kendini çekiyor ve bazen renk değiştirmek iyi geliyor.Kİme göre renk verirsen etraftaki diğer insanları onun gözünden görmek gibi birşey işte.
Her rengin gizlediği ve kesin yansıttığı şeyler olduğu gibi bence dünyadaki herşeyin böyle bir özelliği var . Herşey lacivertin siyah üzerinde belli olmazken beyazın nasıl kesin seçildiği gibi siyah diye bahsettiğim rengin değişmesiyle dahada çok farklı açılardan bakıyor işte dünyaya.
Gök kuşağının tek bir kaynaktan çıkıp tekrar aynı yere gelmesi gibi güzellikler var görüyoruz ve o sadece bizim gözümüz diyoruz.Tek kaynak biziz işte.
evet burası çok siyah , ama bakmışsın bir kaç gün sonra sarı , bir kaç gün sonra mavi.Geriye kalan tüm renkler , seçemediğiniz tüm renkler için farklı bir bakış farklı bir göz diyebilceğiniz herşey için doğru olan işte bu.Bahsettiğim şey.

Son kez bir yürüyüş
Yazar:aramok Zaman:31 Ekim 2009 20:00


Yolda gelirken ayrıldığım noktadan itibaren artık yalnızdım ve en sevdiğim yolda evime doğru ilerliyordum.Bu sefer kulaklarımda sessizliği vardı etrafın.Ne kendi sözlerimi , nede başka sesleri dinliyordum.Sadece yürüyor ve hayalimdeki o bütün herşeyi kısacık o yola dökmeye saçıyordum.Her geçişimde yolun kenarına birikmiş olan küçük küçük hayallerim.Her geçişimde farklı şeyleri bıraktığım , her köşesinde farklı bir günümün olduğu , baktığım her yerde farklı sesleri duyduğum o yola bir kere daha hayallerimi atıyordum.Başka insanlar geçiyordu onların üzerinden , parça parça oluyor kırılıyorlardı.Mutluluklarımı sevinçlerimi üzüntülerimi kırıp kırı atıyorum o yola her gün geçerken.İnsanlar görsün diye , kırılsalarda artık neyin değerli olduğunu anlasınlar diye.Artık Öyle bir hayal aldıki o yaprak yaprak , yağmurda ıslanmış ve çamur olmuş yol.Soğuk çok bastırıyor , üşümüyor ama insan o anda.Aklımda yüzlerce şarkı var o an, hepsi bir yerden fısıldıyorlar melodilerini , kapkaranlık gökyüzüne bakamıyorum bile , hep o yoldan mutlu geçtiğim günler aklıma geliyor.Köşeyi dönüyorum , daracık evlerin yüreğime yaptığı baskı birazdaha azalıyor taşların ilersindeki o çocukluğumun ağacının önüne geldiğimde.Bir kaç saniyede olsa yavaşlıyor yada duruyorum onun önünde.Eskiye olan saygımdanmıdır yoksa ağacın bana anımsattığındanmıdır bilinmez , sanki oda birşeyleri bana anlatmak istiyor ama en hep kaçıyormuşum diyorum ve gidiyorum.Sonunda doğru yaklaşıyorum işte hikayenin , yavaş yavaş döktüğüm tüm hayallerim arkamdan kırılmışlar saçılmışlar dökülmüşler.Başka insanlar gelip hepsini ezmiş , bense gülüp geçmişim , öyleki evler üstüme gelmiş , gökyüzü daha bi karanlık .Saygı yok , yıkıcı darbeler.
Bugun son kez o yoldan geçtim , bir daha uğramıycam oraya , yapraklarını özliycem , manzarasını , dahada kötüsüartık hayallerimi nereye atıcağımıda bilmiyorum.Kİm tutucak yada kimler kırıcak.
Yazık yazık buruşturup atıcağım hikayeleri artık.Farklı yollardan gelicem.Ama bir gün oradan hiç geçemiycek olmamda üzüyor beni.Belki başka yerlerde başka insanlarla yine hayallerimi gelip buraya dökücem ve gidicem.Anlaması zor , ama ağaçların yapraklarını dökmesi kadarda anlamlı.aradan bir yıl sonra yep yeni yapraklar ve yepyeni meyvelerle ve hepside toprağa döktüğü yaprakların sayesinde.Bir silkelenip yoluna devam etmenin yoluda bu.Tüm herşey canlanıcak zaten bir gün elbet , topraktan çıkıcak , işte o kırıkların yolculuğu kapanıcak , bir manzaraya dönüşücek.Karaşaların arasından sıyrılamıycak.

Tüm bunlar olmadan önce ben bu yola son kez daha uğradım.Son bir kez daha baktım.
Zamanın bu kadar hızlı geçmesi , Toz zereecikleri gibi  dağılıp gitmeleri.Hayatta bu kadar kısa , değmiyor yaprakları boş boş ezmeye.



-Okumaya ve dinlemeye değer milyonlarca eser var iken , söylenmeyi bekleyen onca şarkı var iken , her bir insan farklı bir dünya , farklı bir hayat farklı şeyler demek iken neden hala tekrar eder böyle şeyler.Bitmek bilmeyen döngüler ve süreçler.Kuralları kendim koyana dek.

Dipnot
Yazar:aramok Zaman:30 Ekim 2009 21:27


Yazmak kolay bir işmi , aklıma yazıcak birşey gelimiyor.Dinlediğim müziklerin okuduğum kitaplara , yazdığım yazılara , çizdiğim resimlere ne kadar yansıdığını gördüm.Müzik herşeyi değiştiriyor.
Bu aralar pek birşey yazmak istemiyorum , kimse girmiyor çünkü sınav dolayısıyla internete giren kişi sayısı çok az . Bende dahil olmak üzere uzun bir zamandan beri siteye girmiyen insanlar , en ufak bir renk değişiminden sonra bile patlama yaratıcak akdar ziyaret ettiler.Teşekkürler.Böyle böyle gelişiyor , zamanla daha geniş bir kitleye ulaşıcağımı , daha fazla yazılar , kaynaklık , özgünlük ve dergilere tanıdım , sitelere link olarka çıkabiliceğim hayali ile çalışıyorum , ve bu amaca doğruda ilerliyorum.Her ne kadar şu anda ara vermiş olsam bile bu hedefe gitmeme yardım edenlerede teşekkürler.
Sınava hazırlanıyorum , çalışmalarımı birazdaha arttırıp itü bilgisayar mühendiliğini kazanırsam , bu potansiyel güç ile bu yaz tatilinde aramok blog v3 çıkartıp v2 için blog sürümünüde yayınlamayı düşünüyorum.Yüksek teknoloji kulalnıcam , büyük şeyler yapıcam , potansiyelim var . Bilgisaar Programlama konusunda ilgim ve yeteneğimde var :) Sadece bunlar yetmez elbet , tek engel öss işte . Engelden ziyade dönüm noktası olarka görüyorum.Bir kaç ay sonra buraya gelip bu yazıyı okuduğumda aslında zamanın ne kadarda çabuk geçtiğini farkedicem . Pişman olmamak içinse buyazıyı mümkün olduğunca kısa tutmalı ve artık derse geçmeliyim. :)

Herkese mutlu bir gün diliyorum.Size Klasik müzik dinleyin , çikolata yiyin , çok yemek yiyin , ağzınızın tadını bilin , her gün kahve içip test çözün , kitap okuyun , gülümseyin , gülümsetin ve gülün demiyorum.Çünkü siz bunları zaten yapıyorsunuz.Kalın sağlıcakla..

Dipnot; Resim açıklaması , Sınava hazırlanma sırasında harcanan enerji ve sarfedilen eforu ifade etmekle beraber bu süreçte rutin ve her gün değişen hayattaki insanların zombileştiklerini anlatmaktadır.

Müzik evrimi
Yazar:aramok Zaman:20 Ekim 2009 20:57


Nedir bendeki bu klasik müzik sevgisi bilinmez.Ama aslında özümde buymuşum , kendimi buldum.Kİmse anlayamaz , öyleyse anlatayım:D.
Benim tezim müzik evrimi.İlk başlarda insanlar hep farklı müzikle başlarlar zamanla değişir bu müzik insanlar değiştikçe.Kendimden örnek vereyim , en başlarda kulağıma hangi müzik hoş gelirse dinlerdim , anlamadığım özendiğim şeyleri dinlerdim.Bir tarzım yoktu açıkcası.Sonra şu an anlayamadığım bir sebepten dolayı rap müzik dinlemeye başladım.Onuda dinledim.Neden dinlediğimi bilmeden, sadece özenti olduğum için.Derken zamanla rok müziğe doğru gidiyor oluşum ve bir gün kendimi rock müzik dinliyorken buluşum...
Rock dinlemeye bşaladım , herkesin dinlediği sanatçılar kendim bulduklarım kendi aradıklarım , sözler yaşamlar , sanatçılar , insanlar , tarzlar duygular karıştı işin içine biraz daha farklı bir tarzdı işte bu.Sadece rock dinledim demedim ama rock tı benim yaşam tarzım.Kendimi ona göre ayarladım.Zamanla etraftan edindiğim diğer müziklerin etkisi altında metal müziğe ilgi duydum , dinledim çoğu şeyi , birazda özentilik ilerledi gitti . Ama her müzikte farklı şeyler duydum öğrendim.Zamanla entrümental metal ve klasik rock dinlemeye başladım.Müzik tarzımı pek dışarı yansıtmadım bu zamanlar ama arayış içinde olduğum kesindi.Biraz daha güzel di entrümental müzikler baktığımda bir kaç yıl önce onlarla güzel günlerimi geçirmiştim , bir izleri var elbet bende.Bu olgular ve olaylar klasik müzik üzerinde ön yargımın kalkmasına kadar devam etti.Bir gün dinlediğim bir klasikten etkilendim , o sanatçının başka konçertolarını sololarını edindim dinledim , sanki anlatmak istediği birşeyler vardı.Birşeyler söylemek istiyordu , farklı sanatçıları indirdim , 500 yıldır ayakta duran yapıtlar 200 yıldır bozulmamaış eserler , hatta bazılarını dinlemişim bile , televizyondan oradan buradan.... Derken klasik müzik beni çekmeye başladı , bilmem onda daha farklı birşey var sözsüz insanlara birşeyler anlatma sanatı.En hafifinden en ağırına kadar dinledim , milyonlarca şarkı var , isimlerini bilmediğim şarkılar var , 1 kere dinleyebildiğim , canlı dinlediğim , bir daha belki asla aynı sesi duyamıycağım.Asıl güzel olanda buydu zaten.Opera da devamında geldi.Opera ve klasik müziğin ayrılmaz bir bütün olduğunu düşünüyorum.Jazz opera klasik dinleyen biri oldum çıktım.Bu şu demek değildirki sadece klasik dinliyorum , tabiki rock ta dinlerim yada başkar birşeyler ama bu onları benim gözümde sanatsal bir nitelikte bulundurmaz.Sadece önceki anılarımı canlandırır ve onları bana hatırladır farklı tatlar verir.Ama şu ana kadar dinlediğim bunca müzik arasından klasik müziğin gerçekten daha farklı ve herkesin anlayamayacağı bir müzik olduğunu anladım.O bazı sesleri duymak , gerçek tadı almak gibi şeyler işte.Tüm bunları yapmak için önce önyargısız yaklaşmalı , o müziği benimsemeli kendimizi ona endexlemeliyiz bence.Etrafımdaki insanlar gibi sıft başkası dinliyor yada herkes dinliyor diye sadece o müziği dinlemem.Çevremde kimse klasik dinlemiyor dinliyorsada benim gibi tad aldığını sanmıyorum , bu müziği zevkle dinleen biri yok çevremde.Belki tepkiler alıyorum , sitemler alıyorum - ne biçim müzik dinliyorsun , o müzik dinlenmez , öldürür, berbat, gerici , sıkıcı " gibi birçok şey..Belkide insanlar içlerinden nasıl müzik dinliyorsam o gözle bakıyorlardır bana , bilmeme ama ben sevdiğim müziği dinlerim , sevdiğim mutlu olduğum şeyleri yaparım.Herkesede böyle bir arayış içinde olmalarını tavsiye ederim.Müzik insanı anlatan en basit sanat dalı , her şeyin içinde var.Hayatında belki bir tablo görmeyebilirsin , belki bir heykel göremeyebilirsin yada başka bir sanatsal yapı ama müzik dinlemeyen insan yoktur.Müzik insanın içinde , insana göre . BUnu bunlamkta içinden çıkartmakta insana kalmış bence...

Müzik evrimi budur işte , sonunda bulunan gerçek evrimdir.Herşey sonunda gerçekliğe ulaşır.Tek yapılması gereken inanmak , istemek ve sonunda bulmak ; başarmak.

Yeni insanlarla tanışmak
Yazar:aramok Zaman:12 Ekim 2009 18:50

Yeni insanlar neden her zaman iyidirlerki.Neden ilk tanıştığınız biri size mükemmel gibi görünür.Halbuki onunda eksikleri yokmudur.Siz bütün bunları göremezsiniz , farkedemezsiniz , eğer gerçekten saygı duymuşsanız.Yeni yada eski bir arkadaşlık , dostluk yada başka bir ilişki hepsi saygısız birer hata yumağından öteye gidemezler.Sevgiyide öldürür böylece arada doğabilecek.Hep savunmuşumdur hepte haklı çıkmışımdır ama hiç bir zamanda yeni birileriyle tanışmaktan , konuşmaktan pişman olmamışımdır.Çünkü Her yeni insan farklı bir hayat demektir , farklı tecrübeler demektir , bunları yaşamasamda , dinlemesemde görürüm yeni biriyle tanıştığımda.Ondan birşeyler alırım , ona birşeyler katarım.İstemeden olur bütün bunlar.Kötü yada iyi farketmez , çoğunlukla genel manada iyi şeyler olur hep.Öyle ya o size bilmediğiniz bir çok şeyi öğrenir , yaşınıza yaş katar , sizde ona bildiğiniz şeyleri öğretirsiniz , fikirlerinizi söylersiniz ; ne o sizin aklınızı kullanır , ne de siz onunkini.Saygısızlık olmadığı sürece kısa süreli bir ilişki bile olsa unutulmayacak kadar güzel , ve bir çok şey katmış yanıyla değerlidir.Her insan içindir , kimi insana baktığıınızda kendi eksik yönlerinizi görürsünüz , kimi insana baktığınızda kendi zaaflarınızı , gaflarınızı , hatta bazen kendi yaşantılarınız gelir aklınıza , tecrübeler , yaşanmışlıklar ve mutlu mutsuz herşey.Bunları farkettiğinizde birşeyler almışsınız demektir.Her zaman iki insan birbirinden eşit yararlanmaz , bazısı çok şey katar diğerine , kimiside herşeye rağmen hiçbirşey almaz . Herşeyi sevginin saygının yanında mutlu olmak,  mutlu etmekten ziyade , dahada ötesi olan paylaşmak ve karşılıklı alışverişten de ibarettir.Birşeyler paylaşılır elbet , işlenir güzelleşir , her iki kişiyede güzel şeyler katar eğer isterlerse.
Bahsettiğim biraz çıkarcı gibi görünsede aslında çok masum bir yandır.Anlatmak istediğim birinden isterseniz hiçbirşey almazsınız ama istemeden birçok şey katabilir o size.Asıl vurgulamak istediğimse yeni insanlarla tanışmanın hayatı ve insanları anlamadaki en iyi yol olduğu konusudur.Özetle budur.Fazla söze gerek yok.Ne kadar farklı insanla tanışırsanız o kadar zengin birisiniz demektir.

İstemeden kazandığınız şeyleri bir gün istemeden kaybedersiniz
Yazar:aramok Zaman:10 Ekim 2009 00:10

İstemeden kazandığınız şeyleri bir gün istemeden kaybedersiniz , parayı , gücü , arkadaşları , sevgiyi.Çıkar ilişkisine dayalı , tatmin duygusuna dayalı , herşey birgün istemediğiniz şekilde biter.Bu sefer ne duygular karışır işin içine , ne çıkar nede nedenler.İstemeden sahip olduğunuz kolayca elde ettiğiniz hatta olmasada olur dediğiniz vazgeçilmez şeyler , istemeden gider elinizden.Kayar düşer kocaman bir cam parçasıdır o.Ne olduğunu anlamazsınız , kırılır gider.Parçalarını bile toplayamazken siz.Bir gün gelir işte o bahsettiğimden.. , farketmezsiniz bile belki , umrunuzda olmayabilir .Herşeyin boş olduğunu düşündüğünüz bir günde gelir o gün aklınıza.Gerçekten güçlü olduğunuz , herşeyi elde ettim sandığınız , çok zengin olduğunuzu gördüğünüz , çok mutlu yaşamaya çalıştığınız günlerr... olur genelde onlar.
En başından beri sizin isteğiniz olmadan elinize geçti onlar , birisi gelip size onları verdi , emek harcamadınız .Aracı oldu birileri size bir gücü bir sevgiyi bir duyguyu emanet etti.İstemediniz belkide öyle inandırdınız kendinizi.Bir zamanlar diye başlayan ve geriye bakarak çok güçlü çok mutlu olduğunuzu gördüğünüz günleri siz istemeden , istiyormuş gibi yaparak - kendinizi inandırarak - kazanmıştınız , şimdiyse istemeden , düşünmek bile istemeden onları kaybettiniz.Artık istediğiniz birşeyleri yapma zamanı , birşeylere emek vermeden elde edilebileceğinizide öğrendiniz , ama emek vererek alma zamanı  , o gücü o mutluluğu , bir gün elden düşmeyecek şekilde tutabilecek kadar güçlü olmak için çok çalışmak lazım dediğiniz zamanı şimdi yaşayabilirsiniz..Yoksa tekrar değerini bilmediğiniz şeyleri , değerini anladığınızda kaybedersiniz...


Alakarga Blog V2
Copyright © 2009 aramok Inc. Her hakki saklidir. Gizlilik Politikası | Kullanım Şartları | Hakkında